Hayatyolcusu

Ekim 2008 adresinden yazılar

Ey Rabbim…

Ekim 31, 2008 · Yorum Yapın

Kategoriler: Dualar · Güzel sözler

Sevmek…sevmek

Ekim 31, 2008 · Yorum Yapın

 

Sevmek; Allah’ın adıdır

Sevmek; kulun muradıdır

Sevmek; elinde bulunan bütün varlığı sevdiğine bağışlayıp, senden sana hiç bir şey kalmamasıdır. Onun verdiğinden başka birşey almamandır. Onu da alırken sevdiğinin rızası için almandır. Ebu Abdillah el-kuraşi

Sevmek;
Aşkın nârında yanabilmek,

Sevmek;
Yandıkça “insan” olunduğunun farkına varabilmektir!..

Sevmek;
Kah bulutların üzerinde gezinmek,
Kah yeryüzünde sürünmektir!..
Sevmek
“Delilerle sır boncuğu dizebilmek,”
Her çirkinlikte bile bir güzellik görebilmektir!..

Sevmek; bıkmadan usanmadan sabırla yol beklemektir.

Sevmek ; sahiplenmektir, korumaktır.
Sevmek ; şefkattir, merhamettir

Sevmek ;
Nakış nakış dokumaktır duygularini.

Sevmek ; Yaratılanı hoş görmektir yaratandan oturu.
Sevmek;
Gerektiğinde nefsine “dur” diyebilmek,
Sevmek;
Her şeyden önce gururunu yenebilmektir!..

Sevmek ;
Cesur olmaktır
Sevmek ;
en olmadık yerde hayatını ortaya koyabilmektir.

Sevmek;
Neden ve ne olursa olsun, kin beslememek, nefret etmemektir!..

Sevmek;
Konuşmadan anlaşabilmek,
Sevmek;
Soğuk kış gününde paylaşabilmektir bir tek kocuğu,

Sevmek ; duyguların en asilidir
Sevmek; neslin devamını saglamaktır

Sevmek;
Nefes alabilmek,
Velhasılı sevmek;
Yaşamak yaşatmaktır!..

Sevmek;
Her karara saygı gösterebilmek,
Paylaşmayı kabullenmektir.

Sevmek;
İncinsen de, kırılsan da asla küsmemek,
Sevmek;
Sanki hiçbir şey olmamışçasına, çarpıp çıktıgın kapıdan dönebilmektir!..

Sevmek;
“Yetti gayri” dememek,
Sevmek;
Yorulmak nedir?.. Usanmak nedir?..Bilmemektir!..
Sevmek;
Ona yürürken ayagına batan dikenlerin acısını hissetmemektir…

Sevmek;
kendi tarafından olan çoğu, az gorüp, sevdigin tarafından olan azı, çok saymaktır…

Ey bütün kainatı, Sevgili Muhammed’in aşkıyla, sevgisiyle yoktan var eden Yüce Rabbim!
Bizi sensiz, yüreğimizi merhametsiz, muhabbetimizi Muhammed’siz bırakma… Amin

alinti

Kategoriler: Güzel sözler · Siirler

Kiyamet Günü

Ekim 30, 2008 · Yorum Yapın

                  

Kıyamet Günü Yaklaşarak Gelmektedir 

Ölüm gitgide yaklaşıyor. İster genç olun ister yaşlı, geçen her gün, hatta her dakika ölüme biraz daha yaklaşıyorsunuz. Zamana karşı koyamıyor ve ölümün yaklaşmasına bir türlü engel olamıyorsunuz. Almakta olduğunuz önlemlerin hiçbiri sizi ve çevrenizdekileri “geçici” olmaktan alıkoyamıyor. Dünyadaki herşey gibi siz de yaşamınızı sona erdirecek güne doğru ilerliyorsunuz.
Ancak dünyada ölümlü olan yalnız insan değildir. Diğer tüm canlılar, yeryüzü, hatta tüm evren de ölümlüdür, yok olacakları bir gün belirlenmiştir.
İşte o gün “son gün”dür. O günden sonra dünya hayatı son bulacaktır. Yokoluş günü yalnızca dehşetin yaşandığı, boyutları hiçbir insanın tasavvur edemeyeceği kadar korkunç, aynı zamanda görkemli bir “son gün” olacaktır. Yeryüzündeki herşey yerle bir olacak, yıldızlar silinip dökülecek, güneş körelecektir. O vakte kadar dünya üzerinde yaşamış olan tüm insanlar biraraya toplanacaklar ve bu güne şahit olacaklardır. Bu “son gün” inkarcılar için zorlu bir gündür ve kuşkusuz bu günün sahibi alemlerin Rabbi olan Allah’tır.
Kıyamet yaklaşarak gelmektedir. İnsanların çoğunun inancının aksine, kıyamet hiç de uzak değildir. O gün dünya ile birlikte, dünyaya ait olan herşey de yok olacaktır. Hırslar, istekler, kızgınlıklar, beklentiler, şehvet, düşmanlık ve zevkler sona erecektir. Geleceğe yönelik planların bir anlamı kalmayacaktır. Allah’a döndürüleceğini unutan herkes için, o çok sevdiği, sonsuz hayata tercih ettiği dünyanın, tüm o aldatıcı zenginlikleri, güzellikleri ve meşguliyetleriyle sona erdiği gün gelmiştir. İşte o gün, insanlar Allah’ın varlığına kesin bir biçimde şahit olacak, unutmaya çalıştığı ölüm günü ile karşı karşıya kalacaklardır. Artık Allah’ı ve ahiret yaşamını unutarak geçirdiği bu kısa ömür sona ermiştir ve yeni bir başlangıç kendisini beklemektedir. Bu başlangıç, asla son bulmayacak ve asla inkarcılara mutluluk getirmeyecektir. Bu sonsuz yaşamın ilk anından itibaren azap öylesine şiddetlidir ki, bunu yaşayanlar, azabın yerine “ölümü” ve “yokoluşu” isteyeceklerdir. Bu hayatın başlangıcı kıyamet saatidir. Ve kuşkusuz “kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir”.

Dünya Hayatı Geçicidir ve Ölüm Kesin Bir Gerçektir
Çocukluğunuzun ilk günlerinden itibaren geleceğinize ilişkin belirli bir hedefe yönelir veya başkaları tarafından yönlendirilirsiniz. Muhtemelen şunlarla karşılaşırsınız: Yaşınız ilerlediğinde artık bir aileniz ve işiniz olmuştur. Daha çok para kazanmak ve daha rahat yaşamak için çaba gösterirsiniz, çocuklarınızı yetiştirir, onların ileride sizden daha iyi bir hayat sürmelerini istersiniz. Haftada bir aile toplantılarına katılır, tatil yapar, işe gider, geri kalan vaktinizi de evde geçirirsiniz. Birkaç aksaklık dışında yaşamınızdaki herşey muntazam devam eder, genelde çok olağanüstü durumlarla da karşılaşmazsınız.
Yaşamınızdaki herşey sanki daha önceden belirlenmiş gibidir, çevrenizdeki insanların yaşamları da birbirleriyle çok büyük benzerlikler gösterir. Bu benzer senaryolara göre yaşamak için çalışmalı, soyunuzu devam ettirmek için de aile kurmalısınız. Bu düşünceye göre zaten “iyi bir aile ve iyi bir iş” dışında yaşamın başka ne amacı olabilir ki! Bunlar sağlandıktan sonra mutlu bir yaşam hayal edersiniz. Böylece herşey tozpembe olacak ve yaşamın geri kalan kısmını huzurlu geçireceksinizdir.
Oysa siz bunları düşünürken, bedeninizde ve çevrenizde önemli birtakım değişiklikler olmaktadır. Vücudunuzda farklı işlevlere sahip pek çok hücre görevini tamamlayıp ölmekte ve yaşınız ilerledikçe bunların yenilenmesi daha da yavaşlamaktadır. Bedeniniz yaşlanmakta ve bu yönde sürekli belirtiler, hastalıklar, eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Zaman sürekli ilerlemekte ve geri dönüşün imkansızlığı gün geçtikçe daha da açık bir şekilde kendini göstermektedir. Ve siz huzurlu ve rahat geçirmeyi planladığınız “geri kalan ömrünüzde” gitgide ölüme doğru yaklaştığınızın farkındasınızdır. İşte bu nedenle dünya hayatı size beklediğiniz rahatlığı ve huzuru gerçek anlamda asla vermez. O ana kadar sizi pek çok açıdan tatmin ettiğini düşündüğünüz bu yaşamın bir sonu vardır. İşte bu sonun ardından asıl gerçeklerle yüzyüze gelinecektir. O halde dünya hayatında hedeflediğiniz hiçbir şey sizin gerçek amacınız olmamalı. Çünkü dünya hayatı yalnızca geçici bir imtihan yeridir. Kimin güzel davranışlarda bulunduğunun sınandığı yerdir. Allah, bize bu önemli gerçeği şöyle bildirmektedir:
O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. (Mülk Suresi, 2)

Yaşamın gerçek amacı “iyi bir aile ve iyi bir iş” değildir. Herkesin tek bir yaratılış amacı vardır: Allah’a kul olmak. Dünyada elde edilmiş mal, eş, çocuk, mevki, itibar gibi kazançların hepsi yaşam boyunca büyük bir tutkuyla bağlanılan değerlerdir. Fakat ölümün ilk anından itibaren bu dünyevi kazançlar bir anda tüm değerlerini ve önemlerini yitirirler. Bu herkesin bildiği ama düşünmekten kaçındığı bir gerçektir. Dolayısıyla asıl amaç bu olmamalıdır. O zaman gerçek amacın ve kazancın ne olduğunu çok iyi düşünmek, kavramak gerekir. İşte yaratılmanın asıl amacını Allah Kuran’da şöyle bildirmektedir:
Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. (Zariyat Suresi, 56)
Ancak Allah’a kulluk görevinin tam olarak yerine getirilmesiyle ölümden sonra başlayacak olan ahiret hayatı için güzel bir beklenti söz konusu olabilir. İnsanların büyük bir kesiminin sahip olduğu çarpık bir beklenti vardır. Çoğu insan bu ihtimale inanarak kendini rahatlatmaya çalışır. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Eğer bir insanın ahirete, ölümden sonraki yaşama yönelik bir beklentisi yoksa, o zaman da geriye tek bir ihtimal kalır: Ölümle birlikte sonsuza dek yok olmak! Bu ihtimal ise diğerlerine göre çok daha ürkütücüdür. Allah’a kulluk etmeyi reddeden insanlar bu olasılıktan korktukları ve unutmak istedikleri için kendilerince çeşitli yöntemler geliştirirler. Bu yöntemler ise genelde hep aynıdır: Ölüm konuşulmaz, tartışılmaz, hatırlatılmaz. Halbuki ölüm, yaşanılacağı kesin olan bir gerçektir, ama sanki “yokmuş” gibi davranılır. Toplumun büyük bir kesiminin bu mantığa sahip olması insanda bir rahatlamaya sebep olabilir.
Oysa kendisi gibi diğer insanlar da aldanmaktadırlar. İnsanlar ölümü, kıyamet gününü ve ahireti bilmekte ama düşünmemektedirler. Dünya hayatıyla tatmin bulmakta, daha doğrusu tatmin bulmayı istemektedirler. Oysa Allah Kuran’da insanların kaçmakta oldukları ölüm gerçeğiyle mutlaka karşılaşacaklarını bildirmektedir. Ayette şöyle buyrulur:

Ölüm yalnızca insanlara mahsus değildir. Geçici olan dünya hayatında, insan gibi “herşey” ölümlüdür. Allah bize, tüm kainatın, içindeki canlılarla birlikte yok olacağı bir günün varlığını, yani “kıyamet gününü” bildirmiştir. Kıyamet günü, imtihanın son bulduğu, nihai gündür. O günün gelişini, yeryüzündeki her insan pek çok belirti ile anlayacak ve kainatın ölümüyle sonuçlanacak olaylar gerçekten de tüyler ürpertici olacaktır. Ve en nihayet dünyadaki tüm insanlar, kıyametin gerçekleştiği gün, kendilerini bekleyen “yeniden dirilişi” kavrayacaktır. Böyle bir günle karşılaşmayı ummayanlar, karşılarındaki bu apaçık gerçeği reddedemeyecekler ve Allah’ın emrine “isteseler de istemeseler de” boyun eğeceklerdir. Allah, tüm evren için büyük bir son hazırlamıştır. İnsanların çoğu her ne kadar inkar etmeye çalışsa da, kıyamet saati belirlenmiş bir vakitte kendilerini beklemektedir…

alinti

 

Kategoriler: Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler

Dogum Günün Kutlu Olsun

Ekim 26, 2008 · Yorum Yapın

 

Rahatsız mı Ettim?!

Evin telefonu sabaha karsi üç buçukta çaldi. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı , Korktu başlarına bir şeymi gelmişti acaba diye endişelendi..
Annesi “nasılsın oğlum iyi misin” diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle “iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?” dedi.
Annesi “biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim” dedi.
Oğlu da “anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik” diyince annesi de
“Rahatsız mi ettim oğlum?” dedi.
Oğlu “evet anne rahatsız ettin” diyerek hiddetli bir sekilde cevap verdi. Bunun üzerine annesi;
“30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsiz etmiştin oğlum, doğum günün kutlu olsun” diyerek telefonu kapattı.

alinti

Kategoriler: Güzel sözler · Ibret dolu hikayeler · Komik

2010 Dünya Küpasi Ön Elemeleri : Maç Sonuçlari

Ekim 19, 2008 · 2 Yorumlar

 

Ermenistan 0 – Türkiye 2

Türkiye 1 – Belçika 1

Türkiye 2 – Bosna Hersek 1

Estonya 0 – Türkiye 0

İspanya 1 -Türkiye 0

01.04.2009 Türkiye-İspanya

05.09.2009 Türkiye-Estonya

09.09.2009 Bosna Hersek-Türkiye

10.10.2009 Belçika-Türkiye

14.10.2009 Türkiye-Ermenistan

 

Kategoriler: 2010 Dünya Kupasi · Futbol · Milli takim · Spor · Türkiye

5. Grup : Puan Durumu

Ekim 16, 2008 · Yorum Yapın

alinti Sporda Bügun

Kategoriler: 2010 Dünya Kupasi · Futbol · Milli takim · Spor · Türkiye

Türkiye 0 – Estonya 0

Ekim 16, 2008 · Yorum Yapın

Futbolda 19. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 5. Grup’taki 4. maçında Estonya’ya konuk olan Ay-Yıldızlı ekibimiz yakaladığı net fırsatlardan sonuç çıkartamayınca 0-0′lık eşitlikle 1 puana razı oldu.

Estonya deplasmanına mutlak galibiyet için giden Millilerimiz, mücadeleye kontrollü başladı. Estonya karşısında ilk tehlikeli atağını 15. dakikada Hakan Balta ile gerçekleştiren Milliler, Halil ile yakaladığı pozisyonları değerlendiremeyince ilk yarı 0-0 beraberlikle sonuçlandı.

İkinci yarıda gol bulabilmek amacıyla rakip kaleye yüklenen Milliler, Halil Altıntop, Mevlüt Erdinç ve Yusuf Şimşek ile yakaladığı net gol pozisyonlarını değerlendiremedi. Ay-yıldızlılar son dakikalarda gol için daha fazla ileri çıkarken Estonya kalemizde etkili oldu.

İki takım da yakaladığı fırsatları gole çeviremeyince karşılaşma 0-0 eşitlikle sona erdi. Bu sonuçla Estonya deplasmanında 2 puan bırakan ay-yıldızlılar, grup liderliği şansını zora soktu.

Alinti

Sporda bügun ve TRT

Kategoriler: 2010 Dünya Kupasi · Futbol · Milli takim · Spor · Türkiye

Estonya – Türkiye

Ekim 14, 2008 · Yorum Yapın

 

Milli Futbol Takımımız, 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 5. Grup’taki dördüncü maçında yarın (15.10.2008) Estonya ile karşılaşacak.

Estonya’nın Tallinn şehrindeki A. Le Cop Arena Stadı’nda oynanacak karşılaşmayı Polonya Futbol Federasyonu’ndan Robert Malek yönetecek.

A Millilerin bu önemli sınavı saat 21:30′dan itibaren TRT-1′den canlı olarak yayınlanacak.

Türkiye ile Estonya 4. kez karşılaşacak. İki ülke milli takımları arasında geride kalan 3 maçtan 1′ini Türkiye kazandı, 2’si berabere sonuçlandı.

alinti TRT

Kategoriler: 2010 Dünya Kupasi · Futbol · Milli takim · Spor

Türkiye 2 – Bosna Hersek 1

Ekim 12, 2008 · Yorum Yapın

Milli Takımımız, 2010 Dünya Kupası Avrupa elemelerindeki üçüncü maçında bugün Bosna-Hersek ile karşılaştı.
A Milli Takımımız, ilk yarısını 1-0 mağlup kapadığı maçı 2. yarıda bulduğu gollerle kazanmasını bildi ve puanını 7′ye çıkardı.


26. dakikada : GOL – DZEKO – Malesef Volkan’ın büyük hatasında top ağlarımızda…Soldan kullanılan serbest vuruşta ceza sahasında Dzeko yükseldi vurdu kafayı ve topu ağlarımıza gönderdi…


51. dakikada: GOL GOOOLLLLLLLL GOOOLLLL – SABRİ – Sabri’nin kullandığı serbest vuruşta kafayı uzattı Arda ve golü Bosna Hersek filelerine yolladık…

66. dakikada: GOOLLL GOOLLLLLLL – MEVLÜT ERDİNÇ – Ve galibiyet golümüz geldi…Sabri yine nefis bir orta yaptı.. Servet’in vuruşu kaleciden sekti.. Boşta kalan topu Mevlüt kafayla kaleye gönderdi…

alinti – Sporda Bügün

Kategoriler: 2010 Dünya Kupasi · Futbol · Milli takim · Spor · Türkiye

Türkiye – Bosna Hersek maçi : Cilgin Türkler Sahne Aliyor

Ekim 11, 2008 · Yorum Yapın

                

                

Milli Takımımız, 2010 Dünya Kupası Avrupa elemelerindeki üçüncü maçında bugün Bosna- Hersek ile karşılaşıyor.

 
BJK İnönü Stadı’nda oynanacak ve saat 21.00′de başlayacak karşılaşmayı Macaristan Futbol Federasyonu’ndan Viktor Kassai yönetecek. Kassai’nin yardımcılıklarını ise Gabor Eros ve Tibor Vamos yapacak.

Türkiye, gruptaki ilk 2 maçında deplasmanda Ermenistan’ı 2-0 yenerken, İstanbul’da Belçika ile 1-1 berabere kaldı. Bosna-Hersek ise deplasmanda İspanya’ya 1-0 yenilip, sahasında Estonya’yı 7-0′la geçti.

Ermenistan’ı 2-0 yenen ve Belçika ile 1-1 berabere kalarak, 4 puanla 2. sırada yer alan millilerimizin, kritik İspanya maçları öncesi puan kaybına tahammülleri yok. Bosna-Hersek ise İspanya’ya 1-0 yenilip, Estonya’yı 7-0′la geçti. Grupta bu akşam, puanı olmayan Estonya, 6 puanla lider İspanya’yı, 4 puanlı Belçika da Ermenistan’ı konuk edecek.

SAKATLIKLAR
Sakatlıkları sebebiyle Tuncay Şanlı, Nihat Kahveci, Semih Şentürk ve Hamit Altıntop milli takım kampına çağrılmamıştı. Bu futbolcuların yanı sıra Bosna Hersek ve Estonya maçları için kadroya dahil edildikten sonra sakatlıklarından ötürü Gökhan Gönül, Gökhan Zan, Gökhan Ünal, Gökdeniz Karadeniz, Emre Belözoğlu ve Mehmet Topuz milli takım kampından ayrılmştı.

Bu oyuncuların yanı sıra sakatlıkları bulunan Ayhan, Sabri ve Arda’nın durumlarını iyi olduğu ve bugün oynanacak Bosna Hersek maçında forma giyebilecek durumda oldukları kaydedildi. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim’in, Bosna Hersek karşısında bu üç oyuncuya da forma vermesi bekleniyor.

MUHTEMEL 11′LER

TÜRKİYE: Volkan, Sabri, Servet, İbrahim Kaş, Hakan Balta, Kazım, Aurelio, Ayhan, Arda Turan, Batuhan, Mevlüt

BOSNA HERSEK: Hasagic, Berberovic, Spahic, Muratovic, Rahimic, Nadarevic, Damjanovic, Pjanic, Salihovic, Misimovic, Dzeko

TERİM’İN 80. SINAVI
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, (A) Milli Futbol Takımı’nın Bosna-Hersek ile yarın yapacağı 19. Dünya Kupası Avrupa elemeleri 5. Grup’taki üçüncü maçıyla birlikte 80. milli sınavına çıkacak. Ay-yıldızlılar, (A) Milli Futbol Takımı’nın başında en çok maça çıkan teknik adam unvanını açık ara elinde bulunduran Fatih Terim yönetiminde yaptığı toplam 79 maçta, 37 galibiyet, 23 beraberlik, 19 yenilgi alırken, 116 gol atıp, kalesinde 88 gol gördü.

DOLMABAHÇE’DE 65. KEZ
(A) Milli Futbol Takımı, yarınki Bosna-Hersek maçını yapacağı İstanbul BJK İnönü Stadı’nda daha önce 65 kez sahaya çıktı. Milliler, geride kalan maçlarda Dolmabahçe’de 27 galibiyet alırken, 22 kez yenildi, 16 maçta da eşitliği bozamadı. (A) Milli Futbol Takımı, yarınki Bosna-Hersek maçını yapacağı İstanbul BJK İnönü Stadı’nda daha önce 65 kez sahaya çıktı. Milliler, geride kalan maçlarda Dolmabahçe’de 27 galibiyet alırken, 22 kez yenildi, 16 maçta da eşitliği bozamadı.

alinti

Sporda Bügün

Kategoriler: 2010 Dünya Kupasi · Futbol · Milli takim · Spor · Türkiye