Hayatyolcusu

Nisan 2009 adresinden yazılar

Türk Olmak…

Nisan 28, 2009 · Yorum Yapın

Aslında çok şeydir, Türk olmak. Türk olmak, Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi. Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir. Türk olmak Kıbrıs’ta, Hocalı’da, Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırıma uğrayıp karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır. Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığınca. Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövdüğünde. Türk olmak lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır. Avrupa’da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir çok asır önce Viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir tabii ki sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın için. Türk olmak Selanik’te Pontus Anıtı’nın, Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir. Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır. Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icad edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir. Türk olmak; Troya’dan bu yana, Sümer’den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır. Doğu Roma’yı da Batı Roma’yı da yıkıp, yeni Roma olan AB’ye girmeye çalışmaktır Türk olmak. Türk olmak, Mostar’da köprüdür, Kerkük’te kaledir, İstanbul’da Kızkulesi’dir, Anadolu’da buğdaydır, Çukurova’da pamuktur, Ege’de tütün, Karadeniz’de fındık, Trakya’da ayçiçeğidir. Türk olmak Çanakkale’de ölmektir. Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır. Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır. Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır. Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır. Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak, annenin şehit oğlunun ardından ‘bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim’ demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ‘vatan sağ olsun’ demesidir. Türk olmak ‘Türk çayında radyasyon olmaz’ yalanları ile, ‘gusül abdesti alana aids bulaşmaz’ dolanları ile yaşamaktır. Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır. Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır. Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak. Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık’a, Belgin Doruk’a aşık olmaktır. Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir tez tutamadan, toprağa girmektir. En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak. Türk olmak Yunus’u bilmektir, Aşık Veysel’i sevmektir. Mevlana’yı, Hacı Bektaş-ı Veli’yi ve Hoca Yesevî -tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır. Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü’nde… Hayatın sana verdiklerine ‘nasip’, vermediklerine ‘kısmet’ demektir. Her işin ‘hayırlısına’ inanmaktır ve ‘feleğe’ küfretmektir ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir. Türk olmak, Asya’da batılı, Avrupa’da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradandan ötürü sevmektir. Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir. T Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir. Türk olmak, buhran zamanında Arjantin’de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir. Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir. Zor iştir Türk olmak. Türk olmak Anadolu’da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir. Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu’da dik durabilmektir. alinti

Kategoriler: Güzel sözler · Türkiye

CEHENNEMiN YAPISI VE AZABI…

Nisan 25, 2009 · Yorum Yapın

Kategoriler: Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Islam · Videolar

Nalan – MNYK

Nisan 18, 2009 · Yorum Yapın

alinti MissFener 1907

Kategoriler: Videolar

Ercan Demirel – Elveda Deme Bana

Nisan 18, 2009 · Yorum Yapın

alinti Nuri GFB

Kategoriler: Videolar

Murat Boz – Herseyi Yak

Nisan 16, 2009 · Yorum Yapın

alinti Eroman67

Kategoriler: Videolar

Seytanin Namaz Engelleme Metodlari

Nisan 15, 2009 · Yorum Yapın

Seytanın namazı engelleme metodları …

1) Kul namaz kilmak isteyince, ona vesvese veririm. Henüz vakit var, mesgulsün, isini bitir, sonra kilarsin, derim

2) Namazini geciktiremezsem, insan seytanlarindan birini yollarim ve namazini geciktiririm

3) Onu da yapamazsam, o kula namazda musallat olurum. – Saga bak, sola bak, – derim, bakinca da yüzünü oksar, alnindan öperim. Sonra da „namazin bozuldu” diye vesvese verir namazdan cikaririm

4) Saga sola baktiramazsam, yalniz basina namaz kildiginda yanina giderim. Cabuk kilmasini emrederim. Horozun yem yedigi gibi cabukca kildiririm

5) Bunu da yaptiramazsam, cemaâtle namaz kilarken, basina bir gem takarimm vebasini imamdan önce secde ve rükûya götürürüm ve namazini bozarim. Allah ise böylelerini kiyâmette esek basli olarak hasreder, diyor

6) Bunu da yaptiramazsam, namazda parmaklarini cikirdatmasini emrederim. Böylece beni tesbih eder

7) Miskinlere, zavallilara giderim, namazi birakmalarini emrederim. -Namaz size göre degil, siz rizkiniza bakin, isinizde calisin derim

8 ) Hastalara giderim, hastaya zorluk yoktur, iyi olunca kilarsin derim. Hattâ, hastayi isyân ettirir, küfre bile sokarim

alinti Ehlibeytgulu forum

Kategoriler: Ibret dolu hikayeler · Islam

Galatasaray – Fenerbahçe Maçinda Futbolcular Kavga Ettiler

Nisan 13, 2009 · Yorum Yapın

Kategoriler: Futbol · Spor

Galatasaray – Fenerbahce : Hakemden 4 kirmizi kart birden

Nisan 12, 2009 · Yorum Yapın

Turkcell Süper Lig’de Fenerbahçe Galatasaray derbisinde son dakikalarda maç karıştı. Hakem sahada karışılığı izledikten sonra 4 futbolcuya kırmızı kart gösterdi

Olayın başlangıcında, Lugano’nun, Emre Aşık’a arkadan kafa attığı kameralar tarafından görüntülendi.

Maç başından beri gerin geçen derbide uzatmalarda çok çirkin görüntüler sahne aldı. Lugano ve Emre Aşık’ın arasında başlayan tartışma tüm sahaya yayıldı. Futbolcular birbirlerine yumruk ve tekmekler attı. Hakem olayların yatışmasını izlerken G.Saraylı bir taraftar sahaya girdi. Teknik sorumluların sahaya girmesiyle oyuncular sakinleştirildi. Hakem daha sonra dört oyuncuya kırmızı kart gösterdi.

Turkcell Süper Lig’deki Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde 90 8. dakikada Fenerbahçe’den Semih ve Lugano, Galatasaray’dan da Arda ve Emre Aşık kırmızı kartla oyun disi kaldilar.

Alinti samanyolu – sporda bugün

Kategoriler: Futbol · Spor

Galatasaray – Fenerbahce: Muhtemel 11′ler

Nisan 12, 2009 · Yorum Yapın

Futbolseverlerin özlemle beklediği dev maç için geri sayım başladı.
Turkcell Süper Lig’in 27. haftasında Galatasaray, Fenerbahçe’yi konuk edecek. Ali Sami Yen Stadı’nda oynanacak tansiyonu yüksek maçta iki taraftan biri “tamam” diyerek havlu atacak, diğeri zirve “devam” deyip takibini sürdürecek. Beraberlik durumunda ise lider Sivasspor ve Beşiktaş’ın işine gelecek.

Rekabetin 100. yılında ilk kez karşılaşacak iki takım, ligde 47′şer puanla 4′üncü ve 5′üncü sırada yer alıyor. Yenilgi, beraberlik ve galibiyet sayıları aynı olan Galatasaray ve Fenerbahçe, atılan gol sayısında da eşitliği bozamadı.

Ali Sami Yen Stadı’nda saat 19:00′da başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek. Ezeli rekabetin son 6 randevusunda 4. kez düdük çalacak Fırat Aydınus’un yardımcılıklarını Bahattin Duran ile Tarık Ongun yapacak. Derbinin 4. hakemi ise Abdullah Yılmaz.

MUHTEMEL 11′LER

Galatasaray: De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Hakan Balta, Volkan (Mehmet Topal), Arda, Barış, Ayhan, Kewell, Lincoln (Ümit Karan), Baros.

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Lugano, Önder, Roberto Carlos, Deivid, Emre, Selçuk, Uğur, Semih, Güiza.

Alinti “spor’da bugün”

Kategoriler: Fransizca · Spor

Kendine Iyi Bak…

Nisan 9, 2009 · Yorum Yapın

Kendine dikkat et. Hayatta yanlislarin yerine dogrulari koymak
istediginde sunu animsa: yapilacak ilk devrim insanin kendi içinde yapacagidir, evet ilk ve en önemli devrim budur. Insan kendi hakkinda bir düsünceye sahip degilken, ne istedigini, hayattan ve insanlardan ne bekledigini
bilmiyorken bir düsünce ugruna savasmak yapilabilecek en tehlikeli seylerden biridir.
Hayatini basitlestirme ve ucuz zevkler ugruna harcama onu. Hayat ilkbaharda daglardaki karlarin erimesi kadar çabuk sona erer. Anlamadan bitiverir.

Yasadigimiz her saniye bize bahsedilmis birer mucize olsa gerek. O kadar ki, geri alinmasi ve tekrar yasanmasi olanaksiz. Bunu bil ve her sikintili aninda bunu animsa. Acilari ve üzüntüleri, hayatinin büyük bölümüne yayarak kendini yipratma. Dolu dolu, heyecanla, severek, sevilerek yasa. Sevmekten ve çok sevilmekten korkma. Sevmek, en yüce deger; ölesiye, uçsuz bucaksiz sevmek. Sevilmekte bir o kadar. Sevmenin güzelligi, sevilmenin izdirabinda, sevgisizligin sizisi içimizde sakli. Bir gün arkana baktiginda – ki o gün mutlaka gelecek – tüm benligini pismanlik kaplamasin.

Yapamadiklarinin pismanligiyla degil, yapabildiklerinin hazziyla yaslan. Her zaman yapilan yanlis nedir bilir misin? Hayatimizin ve hayatimizda yer eden insanlarin hiç degismeyecegini sanmaktir, trenin ray degistirmeden
sonsuza kadar gidecegini düsünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.

Artik çikisyolunun kalmadigini sandigin bir durumda, umutsuzlugun zirveye vardiginda, rüzgar hiziyla her sey degisir, alt üst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yasantinin, yeni insanlarin içinde bulursun.
Dogru insan ve insanlarla beraber olmak ise kaderin hayal gücünün renkliligine degil, tamamen bizim seçimimize baglidir. Senin için çirpinan insanlara hak ettikleri degeri ver.
Birileri için çirpinan, fedakarlik yapan, gerçekten seven insanlari yeniden bulmak çok zor. Insan elindekilerin kiymetini genellikle bilmez. Onlari kaybedince degerlerini anlar. Buna firsat verme, çok geç olabilir. Bir gün yolunu yitirdigini, sasirdigini hissettigin zaman agaçlari düsün, onlarin büyüme biçimini animsa. Unutma ki yapragi gür, ama kökü zayif bir agaç ilk güçlü rüzgarda devrilir, oysa kökü güçlü ve az yaprakli agaçta can suyu bin güçlükle dolasir. Kökler ve yapraklar ayni ölçüde gelismelidir. Çevrendeki insanlar bunu saglayabilecek nitelikte olmalidir; olaylarin içinde ve üstünde olmalisin, ancak böyle gölge ve siginak sunabilir, ancak böyle dogru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin. Ve sonra önünde pek çok yol açilip sen hangisini seçecegini bilmedigin zaman herhangi birine, öylece girme; otur ve bekle. Hayatina girecek insanlari belirlerken de buna dikkat et.

Dünyaya geldigin gün nasil güvenli ve derin soluk aldiysan öyle soluk al, hiçbir seyin senin dikkatini dagitmasina izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüregini dinle. Seninle konustugu zaman kalk ve yüreginin götürdügü yere git, yüreginin belirledigi kisiyi seç…

Kategoriler: Güzel sözler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler