Hayatyolcusu

Girdiler ‘Siirler’ olarak kategorize edilmiştir

İçimde Ağlayan Çocuk

Ekim 28, 2009 · Yorum Yapın

 

Uzun bir rüya sessizliğine gömülür insanın kalbi kimi zaman. Ne kadar çabaladıysa da anlatamaz yüreğinde alevlenmiş ateşi. Yolu sükuta çıkan kelimelerin sersemliğiyle konuşup durur çoğu kez. Anlamlandıramadan ve bürüyemeden cümlelerini yüreğindeki sese. Susması gereken ne kadar sebebi varsa öteden, hepsini toplayıp dilinin ortasına acı veren kopkoyu bir sessizliğin içinde bulur kendini.

Uzayıp giden bir sızı halini alınca bu sessizlik bir çocuk ağlamaya başlar buğulanmış kalplerde. Kırılgan zamanların yitik merhametiyle yüreklerde büyüttüğü bir yerdir o çocuk.

Adı: Zulüm’dür, Adı: Gözyaşı, Adı: Çaresizlik…
Akşamüstü atılan bomba sonrası terkedilmiş bir şehrin yanık kokusu gibidir onda yaşamak. Soğuk namluların ucuna takılmış hayatı solumaktır her gün. Anlatılamayan olmaktır, hissedilemeyen, duyulamayan. Tuhaf bir saklambaç oyununun ebesi değilken kalbinin tam ortasından kurşunla sobelenmektir. Saklanamamaktır, bulunmaktır en sağlam sandığın yerden.

Yüreklere gömülmüş acılarla ve mahşere saklanmış kelamlarla örülmüş bedenlerden kan misali zulmün aktığı bir yaşamaktır bu. Uyanmak istenilen ve sürekli acı veren bir rüyadır. Kara ve tahammül edilmez bir kâbus halini aldığında bu rüya bir çocuk ağlamaya başlar uyuşmuş gözlerin şafağında.

Adı: Ayşe’dir, Adı: Muhammed, Adı: Vaad…

Oyunlarını rüyalarına saklayan kara gözlü bir çocuktur o. Küçük bir yüreği, minik gözyaşları ve masum bakışları vardır. Annesinin ona öğrettiği duası vardır kalbinde. Hayalleri tutsak edilmiştir. Umutları daha doğmadan söndürülmüştür. Hayatına pusu kurmuş savaşı gözlerinde yaşar o. Bilmeden ve anlamadan. Annesi savaş kelimesini öğretecek mi ona? Bir tüfekle ne yapıldığını bilecek mi?

Kapanan gözlerinde cenneti barındıran, yorgun gecelerde Peygamber’in başını okşadığı bir çocuktur o. Milyonlarca beden taşır yüreğinde. Acıya kenetlenmiş hayatının her anında gözlerimize bakar kara gözleri. Bir ayna kurup ağlamaya başlar içimizde. Ve biz ağlayan bir çocuk taşırız yüreğimizde.

Adı: Filistin, Adı: Irak, Adı. Afganistan, Adı:…

…alıntı…

Kategoriler: Güzel sözler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Siirler

Allah Yeter…

Ekim 3, 2009 · Yorum Yapın

 
Hani bir büyük sıkıntı anında kırılır ya, yüreğinizdeki bütün aynalar:Kırılırda hani, kırık aynalarda oynaşır ya hayalleriniz. Ümitleriniz tökezler
de hani, tereddütlere düşersiniz ya kimi zaman:Çırpınırsınız…

 

Hani çırpınırken uzanacak bir dost eli ararsınız, fakat bulamazsınız bir türlü; ve kala kalırsınız ya hani dertlerinizle baş başa, kimsesiz, dostsuz…Ozaman bilin ki ALLAH kimsesizlerin kimsesidir… Bilin ki ALLAH dosttur: “Dost istersiniz ALLAH yeter!”
Hani en soluksuz deminizde hayallerinizin kıyısına çömelip başınız ellerinizin arasında sevginize ağıt yakarsınız ya…
Hani çözümsüzlüğe çaresizliğe tıkanır da uçan kuştan teselli arar hale gelirsiniz ya bazen…
Hani yıllarınızı verdiğiniz yerde soluksuz kalıp yıllara kurban olursunuz da bir türlü anlaşılamamanın hicranına düşersiniz ya…
Hani kuşlar şen çığlıklarla uçup geçerken üstünüzden bir Zümrüd-ü Anka olup onlarla birlikte uçmak istersiniz ya: Uçmak değil, kendinizden kaçmak…
Hani kendi garipliğinizden, yalnızlığınızdan kaçmak istedikçe yalnızlığınıza, garipliğinize saplanırsınız ya boylu boyunca…
YALNIZ DEĞİLSİNİZ: Herkesin ve her şeyin bittiği anlarda da ALLAH var!
Öyle bir an gelir ki, koca kainatın içinde ufalıp zerreleştiğinizi idrak edersiniz. Bir yanınızda acziniz, bir yanınızda za’fınız, bir yanınızda fakrınız ve dolu dolu çaresizliğinizle baş başa kalırsınız…
 

İşte o an insanca iradenin çözüldüğü ve insanoğlunun kendinde vehmettiği gücün ayaklarına dolaştığı andır: O an gerçekten kulluk anıdır.

İradeniz çözülüp kendinizde vehmettiğiniz güçler ayağınıza dolandıkça derin aczinizle birlikte kulluğunuzu idrak edip Külli İrade Sahibine yönelin.

ŞİMDİ VAKİT DUA VAKTİDİR: “Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu” buyuran Yaratıcı’ya iltica vakti…

Bütün kapıların kapandığını sandığınız anda DUA kapısı ardına kadar açılır önünüzde, çarelerin bittiği yerde DUA tek çare olarak karşınıza çıkar…

Çözümsüzlüğe tıkanıp uyuyamadığınız uzun gecelerden bir gece kalkın. Şebnemlerin sabah meltemiyle kucaklaştığı bu hasret vaktinde rahmetin ve şefkatin tecellisini yatakta bekleyin tembelliğinizi sürüyerek dirilin…

Uykusuz geçirdiğiniz koca bir elem gecesinde hangi problemi çözdüğünüzü düşünün. Kendinizi hırpalamanın dışında neye yaramış ki kuruntularınız, dertlenmenizle neyi halletmişsiniz?

Vah zavallı ben! Kendimde bir güç ve kudret vehmettikçe kudretim aczime çarpıp tuz-buz oluyor. Eğer idrak edebilseydim varlık sebebimi, gerçekten anlayabilseydim Rabbim gemisinde bir yolcu olduğumu, sırtımda dünya yüküyle kendime işkence eder miydim?

İstesek de, istemesek de dünya dönüyor, güneş doğuyor, yağmur yağıyor, rüzgar esiyor, çiçek açıyor… İstesek de, istemesek de yaşlanıyoruz.

Bir saniye öncesi kaybımız, bir saniye sonrası ise meçhulümüz: Elimizde sadece yaşadığımız “an” var. Ne kadar çaresisiz!

Öyleyse bırakalım her şeye hükmeden versin hakkımızda en hayırlı hükmü.

Atın sırtınızdan dünya elemini, durun ALLAH’ın huzuruna; sonra diz çökün önüne, boyun bükün. Hükme tabi olup elemlerden kurtulmak varken, kendimizi hüküm mevkiinde sayıp rezil olmak niye? Üstelik takatımız yükümüzü taşımaya etmiyor.

Bin hamal gibi vehimlerimi ömür boyu taşımaktan bıktım; Artık Yaradan’a tümden teslim olup “kullukta varlık” aramak istiyorum.

“Ya RAB! Çaresi bulunan şeyde acze, bulunmayan şeyde ye’se düşürme bizi…” diye de DUA ediyorum.

Zaten hayat da uzun bir DUA’dır..

ALLAH’ım Seninle DUA yoluyla konuşuyorum. Kimseye anlatamadığım sırlarımı Sana anlatıyorum.

ALLAH’ım, bana DUAların en güzelini öğret ve tüm DUAlarımı makbul eyle.

Tüm insanlığı doğru yolda birleştir, YA-RABBim..

Alinti

 

Kategoriler: Güzel sözler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Islam · Siirler

Serin seccadenizi kıbleye doğru …….

Eylül 25, 2009 · Yorum Yapın

Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O’na olan sevginiz olsun..
göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

Işte dost nedir bilmek mi istersiniz..
menfaatsiz..
korkunuz olmayacak..
acaba demiceksiniz..
acaba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde
çünkü O vaat ediyor..
severseniz severim..
severseniz severim..
severseniz severim..
ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak..
sevginizin karşılıksız kalmıcağını bilmek..

şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman..
yürek yakmayan.. yüreğe serinlik veren bir dost..
vedud olan bir dost..
rahman olan bir dost..
rahim olan bir dost..
gafur olan bir dost..
sözünde sadık olan bir dost..
surete değil sirete bakan bir dost..

Dost.. dost.. dost.. diye inleyene
Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

Ben seni sevdim diyene
gel kulumsun diyen bir dost..

suretimle.. maddemle değil.. yüreğimle acziyetimle geldim diyene
rahmetinle.. şefkatimle.. inayetimle karşılandın diyen bir dost..

Haydi
yandıysa yüreğiniz..
yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi..
sevginiz hep sevgisiz kaldıysa..
yüreğinize değer verilmediyse..
artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız

serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O’’göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

O dost ise yürekte serinlik var
O dost ise yürekte huzur var
O dost ise yürekte coşku var
O dost ise yürekte yürek var…

Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise..
İşte o zaman yürekte olana tarif yok..
İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok..
İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok..
İşte o zaman O var..
ve O var ise..

Haydi artık sözler sükut etsin..
bırakın yürekleriniz konuşsun..

Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun..
göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun..
yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun..

sevgilinin size nasıl tecelli ettiğiniz işte o zaman.. işte o zaman anlaıcaksınız..

ve işte o zaman anlıcaksınız
O dost ise her şey dost
O sevgili ise her şey sevgili..

…alinti…

Kategoriler: Güzel sözler · Islam · Namaz · Siirler

Bağlanmayacaksın…

Eylül 25, 2009 · Yorum Yapın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

alinti

Kategoriler: Güzel sözler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Siirler

Bazen Ölmek Ister Ya Insan…

Ağustos 18, 2009 · Yorum Yapın

 

Hani insan bunalır ya,öyle daralır öyle daralır ki ne yapacağını ne edeceğini bilmeden atar kendini sokaklara. yüreğinin içi öyle yanar ki,derdini anlatacak kimse bulamaz, anlatsada anlayacak olmaz. yalnız kalmak ister sadece,yapayalnız,ıssız bir şekilde olmak ister.hiç bir insanın olmadığı,hiçbir kimsenin bulunmadığı dağlara,ovalara,adalara gitmek ister… zevk alamaz olur hayattan,güvendikleride terk eder, sevdikleride,başbaşa bırakırlar hayelleriyle, ne bir umud olurlar yarına dair, nede bir çare bulurlar çilesine insanın. artık tek çare kalmıştır geriye,tek çözüm kalmıştır herşeyden arta kalan,sadece tek bir çözüm…

ölmek…

ölüp kurtulmak ister bu hayatttan, çekip gitmek ister artık bunaldığı insanların arasından. yanan içini,kavrulan yüreğini, ölüm denilen suyla söndürmek ister,kana kana içmek ister bu sudan, doyasıya,ölesiye içmek ister…

ve gün gelir çıkar bir dağın en yüksek yamacına,çıkar ki en yükseğe son kez bakmak ister siyah yüzlü insanların kendini paraladığı şu hayata, ölüme ramak kala olduğu bu anda bir başka gözükür bu insanlar,bambaşka gözükür ölüm gözüyle…

bir çığlık,bir haykırış koparmak ister dağın yüksek yamacından,feryad edercesine bağırmak,sesini duyurmak ister geride bıraktığı insanlara. dağları bile sesinden titreterek, gökkubbeyi delip geçen bir haykırışla “ÖLÜM VAR,ÖLÜÜÜMMM”diye sonbir kez haykırmak ister ölümü düşünmeyen insanlara…

 ama düşünürki bağırsa ne olacak,haykırsa ne çıkacak,feryad etse ne yazacak…hergün, her saat,her dakika bağırmıyorlar mı ki kabirlerinden ölümü hesaba katmadan giden milyonlarca insan…

artık vakit gelmiştir der kendi kendine, şimdi gitme zamanı diye söyler yüreğine. bırak beni öleyim yüreğim der yüreğine,bırak ne olursun… ve dağın en yüksek yamacına çıkar,gözlerini kapatır,son bir kez soluk alır,ve havasını yüreğine çeker son bir kez bu zulüm kokan hayatın,dudaklarından bir şehadet nağmesi dökülür ve bırakmak ister kendini ölümün dipsiz kuyusuna…

ama,ama ortalığı bir haşyet kaplar,kararır her taraf,rüzgar esmez olur bu haşyetten,güneş solar,zaman durur sanki… …………………………………

Andolsun biz sizi biraz korku ,açlık ve bir parça mallardan,canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz.Sabır göstrenleri müjdele(BAKARA/155)

…alıntı…

Kategoriler: Güzel sözler · Hadisler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Islam · Siirler

Kim Kazandi…

Ağustos 17, 2009 · Yorum Yapın

Kim Kazandi? Hepsinden hizli kosan mi? Citayi dusurmeden siçrayan mi? Kelebek gibi uçup, ari gibi sokan mi?

Kim kazandı?
Sabahlara kadar sınavlara çalışan mı? Yürüyenin elinden çantayı kapıp kaçan mı? Güzellik yarışmasında kraliçe olan mı?

Kim kazandı?
Yüzlerce kiloyu kaldıran mı? Yüzlerce kişiyi güldüren mi? İlk defa yüzerek Manş’ı geçen mi?

Kim kazandı?
Atom bombasını Hiroşima’ya atan mı? Everest’in tepesine ilk kez varan mı? Doksanıncı dakikada maçı alan mı?

Kim kazandı?
Kitapları milyonlarca satan mı? Kafasıyla mermeri kıran mı? Sesiyle dünyayı ayağa kaldıran mı?

Kim kazandı?
İhaleyi aslanın ağzından kapan mı? Kepçeyi elinden bırakmayan mı? Atlı mı kazandı, yoksa yayan mı?

Kim kazandı?
İspanyollar mı? Kızılderililer mi? Hitler mi? Yahudiler mi? Beyazlar mı? Zenciler mi?

Kim kazandı?
Maviler mi, yeşiller mi? Kuzular mı, kurtlar mı?

Kim kazandı?
Odunlar mı, küller mi? Terziler mi, kumaşlar mı? Avcılar mı, kuşlar mı?

Kim kazandı?
Gülleler mi, surlar mı? Salonlar mı, kırlar mı? Değnekler mi, körler mi?

Kim kazandı?
Diriler mi, ölüler mi? Çobanlar mı, sürüler mi? Efendiler mi, köleler mi?

Kim kazandı…
Herkes kaybetti… Ölüm kazandı.
Mezar taşlarına “Hüve’l Bâki” kazındı.etme bulma dünyası idi hayat kötülük eden de bu hayatta koca bir sazandı

alinti

 

Kategoriler: Güzel sözler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Siirler

Her “Bazen”‘in Bir Zamanı Vardır…

Ağustos 17, 2009 · Yorum Yapın

Bazen yorar insanı küçük şeyler; büyük sırlar vardır küçük şeylerin içinde.
Açıldıkça açılır, boyuna posuna bakmadan…

Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin.
Gözlerin olduğu kadar gönlün de…

Bazen durur tüm adımlar; adamların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden.
Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman…

Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile.
Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil.

Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder.
Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır.
Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele.

Bazen her şeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime.
Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile.

Bazen bir anı, bir ömür kokar.
Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulundugu ânı.

Bazen şair olur insan, mısra kuramaz.
Bazen mısra kurar insan, şair değildir.
Bazen hiçbiridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte…

Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün.
Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de.

Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı…!

Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı?
Bazen korkar insan gölgesinden.
Gölgesinin şahsında kendisinden.
Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne. Kendi eseridir gölgesi.

Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan.
Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile.
Bazen dolar insan, kimse anlamaz.
Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz.

Yalnızdır bazen insan, öyle yalnız bakar ki dünyaya.
Bazense hiç yalnız değildir, nasıl baktığını bilirse.

Bazen büyük görür insan kendini, ne acizliktir! Bazen aciz görür, ne büyük bir görüş!
Bazen, ‘bazen’ değil, ‘her zaman’ demek gerek.
Ama bilmek gerek, ne zaman?

Her ‘bazen’in bir zamanı vardır..

…alinti… 

 

 

 

 

Kategoriler: Güzel sözler · Hayat Gercekleri · Ibret dolu hikayeler · Siirler

Vatan Sevgisi

Ağustos 14, 2009 · Yorum Yapın

Öyle bir sevgi ki, o sevgi tariflere sığmaz. Her insanın gönlünde vardır. Vatanını sevmeyen birine insan demedim, diyememde ömrüm boyunca…Vatanını sevmeyen önce kendini yani insanlığını inkar etmiş olur. İnkarcı birine insan demek, insanlığa yakışmaz. Bir gün başımızı iki elimizin arasına alarak düşünelim. Biz bu vatan için ne yapabildik. Şu sonuca varırsınız.

• Vatanı canımızdan azizbildik ve sevdik…
• Vatanı namus, Bayrağı can bildik…
• Vatana yapılan her kötülüğü kendimize yapılan kabul ettik.
Sevmek…..
Karşılıksız sevmek…
Millet olmanın ve huzuru bulmanın temeli Vatan sevgisinde yatmakta…
• O sevgi ki, cephede asker…
• O sevgi ki, gönlerde bayrak…
• O sevgi ki, kalplerde aşktır…
• O sevgi ki, çıkardan uzak tertemiz ve ak süt kadar saftır…

VATAN SEVGİSİNDE ÖLÇÜ

Hiç bir şey ölçüsüz olmadığı gibi, Vatan sevgiside ölçüsüz olamaz…
• Ölçü, Vatan sevgisi insanı maneviyatını zedelememeli. Vatan sevgisinin imandan olduğu unutulmamalı…
• Ölçü, Vatan sevgisi, insanın sağlığını bozacak düzeye gelmemeli…
• Ölçü, Vatan sevgisi toplumsal olup, bireysel hareket edilerek Vatana yarar yerine zarar verilmemeli…(Şer güçlerin içinde Vatan sevgisi olan çocukları kullandıkları görüp üzülmekteyiz
• Ölçü, Vatan sevgisi insana sevgi ve saygıyı ilke edilmeli. İnsana sevgi ve saygı olmayan Vatan sevgisi kabul edilemez…

Alinti  www.edebiyatdefteri.com

Kategoriler: Güzel sözler · Siirler · Türkiye

Sevcan Orhan – Yaz Beni Yarim Yarim

Ağustos 7, 2009 · Yorum Yapın

alinti – LocutusBece

Kategoriler: Güzel sözler · Siirler · Videolar

Musa feat Gülşah – Çek Git Bebeğim

Mayıs 14, 2009 · Yorum Yapın

Kategoriler: Siirler · Videolar